Kahve Efsanesi ve Sufiler
- 3 Kas 2017
- 1 dakikada okunur
Hemen hemen hepimiz kahve çekirdeklerinin keçiler üzerindeki etkisiyle ilgili efsaneyi dinlemişizdir. Dinleyenler bu paragrafı atlasın :)
' Günlerden bir gün Afrikalı bir çoban arkadaşımız keçileri otlatırken farklı hareketler yaptıklarını gözlemler ve kahvenin ham hali olan kırmızı meyveyi farkeder. Farklı hareketlerden kasıt ise; keçilerin olduklarından daha hareketli olması - herhalde hayvanlarla başa çıkamayacak duruma gelmiştir. Bunun üzerine, meyveyi bölgenin bilge kişisi olan Papaz efendiye götürür ve kahve efsanesi başlar.'
Birçok kaynakta kahvenin serüveni ile ilgili yüzlerce makale okuyabilirsiniz. Ben ise; kahve eğitimimi Mutfak Sanatları Akademisi'nde Musa Gümüştaş ve Pınar Özdemir'den aldım.

Aslında kahveyle ilgili aldığım eğitimde (bu arada bir Barista olduğumu belirtmek isterim.) benim en çok ilgimi çeken kısmı ise Sufilerin kahvenin bu akıl almaz serüvenindeki katkıları olmuştu.
Bildiğim kadarıyla ; Sufiler herşeyin nedenine, nasılına fazlasıyla düşkün ve hemen hemen herşeyin varoluş sürecini inceliyorlar. Tıpkı kahvede olduğu gibi. Kahveyle tanıştıktan sonra, hem kahvenin dünyanın farklı bölgelere yayılmasındaki paylaşımcı yanları hem de kahvenin içeriğinin bize ulaşmasında önemli katkıları olmuş.
Tabii ki kahvenin de Sufilere ibadet için katkısı olmuş. İbadetleri sırasında hem uyanık hem de konsantre olabilmişler. Paylaşımcı ve eşitlikçi olmaları dolayısıyla, ürün bir çok kişi tarafından tadılmış. Elden ele, dilden dile dolaşmış...

Kahve Eğitimi aldığım dönemde okuduğum Elif Şafak'ın kaleme aldığı Aşk isimli roman sayesinde Sufi inancına karşı bir sempati beslemeye başladım. Aslında çok eski bir inanç ve düşünce biçimi. Romanda anlatılan Şems ve Mevlana'yı günümüzde hayallemek ise bambaşka bir keyif. Tam olarak tarif edemediğim bir şey.
Beni sürekli Konya'ya çeken bir şeyler var ama Şems'in ve Rumi'nin orada olmadığını bilmek...







Yorumlar